Bazı tatlar vardır ki, bir kaşığıyla doğanın kalbine inersiniz. Meşe balı işte böyle bir tattır. Hafif tatlı ama derin... Koyu renkli ama yoğun faydalı... Dağların, ormanların, meşe ağaçlarının gövdesinden süzülen bu bal, doğanın kadim bilgeliğini damla damla taşır.
Meşe balı, çiçek balı değil; salgı balıdır. Arılar, meşe ağacının yaprak ve gövdesindeki özsuları toplayarak bu koyu renkli, zengin aromalı balı üretir. Yani her damlası çiçekten değil, ormanın özünden gelir.
Meşe balı, tüm bal türleri arasında en yüksek antioksidan kapasiteye sahip olanlardan biridir. Serbest radikallere karşı savaşarak bağışıklık sistemini güçlendirir, hücre yenilenmesini destekler ve yaşlanma etkilerini yavaşlatır.
Soğuk algınlığı, öksürük, boğaz ağrısı ve halsizlik gibi mevsimsel rahatsızlıklarda meşe balı adeta bir doğal ilaç gibidir. Antibakteriyel ve antiviral özellikleri sayesinde vücudu hastalıklara karşı korur.
Yavaş salınan doğal şeker yapısıyla kan şekerini dengeler, uzun süreli enerji sağlar ve zihinsel netliği artırır. Güne odaklanmak, konsantrasyonu yükseltmek ya da yorgunluğu yenmek için birebirdir.
⚠️ Not: 1 yaşından küçük çocuklara bal verilmemelidir.
Meşe balı; doğanın derinliklerinden gelen bir şifa manifestosudur. Her damlasında bir ormanın nefesi, her tadında toprağın gücü vardır. Alışılmışın dışında, daha yoğun, daha karakterli… Tıpkı doğa gibi.
Eğer gerçek bir bal deneyimi arıyorsanız, doğayla yeniden bağ kurmak istiyorsanız: Cevap meşe balında saklı olabilir.